Archives for Hastalıklar - Page 3

Öksürük deyip geçmeyin !

85utujtuıt8Özellikle sonbahar ve kış aylarında oldukça sık ve şiddetli şekilde boy gösteren öksürükten kurtulmak için yapmanız gereken çok basit 10 kural var. Yudum yudum su için, sıcak duş alın, geç saatte yemek yemeyin ve en önemlisi 2 haftayı aşkın geçmeyen bir öksürüğünüz varsa kesinlikle ihmal etmeyip detaylı bir kontrol yaptırın…

Öksürük özellikle sonbahar ve kış aylarında hemen herkesin sorunu. Kimi zaman bizi gece boyunca uykusuz bırakan, kimi zamansa topluluk içinde oldukça zor durumda kalmamıza neden olan öksürüğü dindirmek içinse öncelikle bol bol su içmek gerekiyor. Çünkü uzmanlara göre en etkili formül; su…

Sonbahar ve kış aylarında sıkça karşılaştığımız sinüzit, farenjit, larenjit, nezle ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarında gelişen öksürük, hemen hepimizin yakındığı önemli bir sorun. Bir yandan uyku kalitemizi bozarak ertesi gün halsiz kalmamıza yol açarken, bir yandan da bizi topluluk içinde zor durumda bırakabiliyor. Peki öksürük üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle gelişmişse, dindirmek için ne tür önlemler almak gerekiyor ?

İşte o çok kıymetli ve dikkate alınması gereken 10 altın öneri :

1.Yudum yudum su için

Üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluşan burun akıntısı, boğazı tahriş ederek öksürüğe neden olabiliyor. Su, bu akıntıyı incelterek boğazın tahriş olmasını önleyebiliyor veya hafifletebiliyor. Bol su içmek ayrıca boğazın daha nemli kalmasına yardımcı olarak öksürüğün hafiflemesini sağlıyor. Bunların yanı sıra üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle artmış olan vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına da yardımcı oluyor. Günde en az 2 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Vücudun, her damla suyu sizin lehinize kullanabilmesi için de suyu mutlaka yavaş yavaş ve yudum yudum içmeniz gerekiyor. Çünkü kafanıza dikerek ayakta içtiğiniz su midenize girmeyeceği için doğrudan böbreklere gidiyor ve 15-20 dakika sonra vücuttan idrarla atılıyor.

2.Bitki çayına bal katın, nane limon kaynatın

Ihlamur, kuşburnu, ada çayı, zencefil, nane limon gibi çaylar veya içecekler de yine öksürüğün hafiflemesine katkıda bulunuyor. Ayrıca çaya bal katarak içmek de öksürüğe iyi geliyor. Balın; vücuda giren mikroplarla savaşma gücünü arttırmak, hücrelerin yaşlanmasını geciktirmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve iltihap gidermek gibi olumlu etkileri oluyor.Ayrıca su tutucu özelliğiyle boğaz kuruluğunu alarak boğazı yumuşatıyor ve öksürüğün süresinin azalmasında da etkili oluyor.

3. C vitamininden zengin meyve yiyin:

Öksürük üst solunum enfeksiyonuna bağlı gelişmişse, greyfurt, mandalina, portakal ve limon gibi turunçgillerin yanı sıra kara lahana, ahududu, domates, ıspanak, taze fasulye, bezelye ve soğan gibi C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketin. Bunlar antioksidan etkisiyle hastalığın vücuttan atılma sürecini hızlandırıyor.

4.Sigarayı bırakın

Sigara dumanı da üst ve alt solunum yolunu tahriş eden etkenlerden biri. Ayrıca solunum yolunu koruyan mekanizmalarda da hasar oluşturuyor. Bu zararlı alışkanlığınızı bir an önce bırakmayı ihmal etmeyin.

5. Odanızın nem düzeyini ayarlayın

Evdeki kuru hava solunum yollarını kurutarak öksürüğü artırabilen önemli bir faktör. Evin nem seviyesini ideal duruma getirmek için nem giderici cihazlar ya da klima kullanın. Evdeki nem düzeyinin yüzde 30-50 arasında olmasına dikkat edin. Ancak nemlendirici cihazları uzun süre kullanmaktan kaçının. Ayrıca odanızı her gün havalandırmayı da ihmal etmeyin.

6. Sıcak bir duş alın

Sıcak duş burundaki salgıları hafifleterek öksürüğü azaltmaya yardımcı oluyor. Sıcak banyodaki buhar ayrıca alerji ve astımdan kaynaklanan öksürüğe de iyi geliyor.

7. Parfüm ve temizlik ürünlerine dikkat edin

Parfüm, ev temizlik ürünleri (çamaşır suyu gibi) boğazı tahriş ederek, öksürüğe neden olabiliyor. Hemen hemen her bünyeyi etkilediğini söylemek mümkün olmasa da alerjik bünyelerde ödem, bronkospazm geliştirme riskinin çok yüksek olmasından dolayı, yaşamsal önem taşıyan reaksiyonlara neden olabiliyor.

8. Akşam 19.00’dan sonra yemek yemeyin
Reflü sorununuz da varsa akşam 19.00’dan sonra yemek yemeyi bırakın. Çay, kahve, gazlı içecekler ve çikolata gibi reflünün şiddetlenmesine yol açan besin ve içeceklerden mümkün olduğunca kaçının. Yatarken yastığınızın başını yükseltmeyi de unutmayın.

9. Nevresimlerinizi en az 55 derecede yıkayın

Alerjik bünyeli kişilerde ev tozu akarları ile küf, kedi ve köpeğin ölü derisi de öksürük krizlerine yol açabiliyor. Bu tür alerjik etkenlere karşı önlem alın. Yün atlet, yorgan, yastık ile halı kullanmayın. Nevresim ve yastık kılıfınızı en az 55 derece ve üzerinde ısıda yıkayın. Yatak örtüsü ve perdelerden de sık yıkanabilecek özellikte olan pamuklu olanları tercih edin.

10. Kumaş kaplı eşyadan kaçının

Alerjik yapınız varsa, evinizde mümkün olduğunca az eşya bulundurun. Kumaş kaplı eşyalar yerine deri, sentetik veya ahşap eşyalar tercih edin. Çok toz tutabilecek eşyaları kapalı dolaplar içinde tutmaya özen gösterin.

Öksürük 2 haftadan uzun sürüyorsa, hafife almayın
Çoğumuz özellikle bu mevsimde üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı geliştiğini düşünerek bu önemli belirtiyi hafife alıp, doktora başvurmakta gecikebiliyoruz. Oysa savunma sisteminin önemli bir mekanizması olan öksürük 2 haftadan uzun sürdüğünde zatürre, KOAH ve gırtlak ya da akciğer kanserinin habercisi olabiliyor. Bu nedenle öksürük yakınmasında bir hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor.

Erkeklerin korkulu rüyası Varikosel !

k67896989896969Erkeklerde üreme organı olan testisler sperm gelişimini kötü etkileyen vücut ısısından korunmaları için skrotum adı verilen bir kese içerinde yer alırlar. Varikosel, skrotum adı verilen bu kesedeki toplardamarların genişlemeleridir. Damarların geniş olması nedeniyle kan akışı fazla olur ve bu da ısı artışına neden olur. Isı artışı da üreme organı olan testislerdeki sperm yapımını azaltabilir ya da kalitesizleştirir. Bu kısırlığa yol açabilir. Varikosel uzun vadede testis boyutlarında küçülmeye yol açabilmektedir. Gerçekten de çocuk sahibi olamayan çiftlerde varikosel görünme oranı %30’lara kadar varmaktadır.

Varikosel Neden Olur ve Nasıl Oluşur ?

Toplardamarlar organlarımızdaki oksijeni kullanılmış olan kanı toplarlar ve ana toplardamar vasıtası ile kalbe geri getirirler. Testislerden toplanan kan ise testiküler ven dediğimiz toplardamarlar vasıtasıyla solda böbrek toplardamarı aracılığıyla, sağda ise direkt olarak ana toplardamara dökülürler. Testislerden toplanan kanın geri testislere dönmemesi için testiküler ven içerisinde bazı kapakçıklar vardır. Varikoselde ise o kapakçıklar bozulur ve kan kapakçıklardan geriye kaçarak testisleri saran skrotal kese içerisinde birikir.

Varikosel toplumda çok sık görülür. Yirmi ve otuzlu yaşlarda daha yaygın karşımızı çıkan varikosel erkeklerin yaklaşık %10’unda vardır. Ama yukarıda da belirtildiği gibi çocuğu olmayan çiftlerde bu olasılık üç katına kadar çıkabilir. Varikoselin %95’i solda görülür. Bu da tamamen vücudun anatomik yapısı ile ilgili bir durumdur.

Varikoselin Bulguları Nelerdir ?

Varikoselin bulguları arasında özellikle egzersiz, uzun süre ayakta kalma veya aynı pozisyonda oturma durumlarında belirginleşen Ağrı ve hassasiyet başta gelir. Herhangi bir şikayete yol açmadan kısırlık nedeniyle araştırılan çiftlerde de sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzun dönemde varikoselin etkisiyle küçülen testis, tedaviden sonra tekrar eski boyutlarına kavuşabilir.

• Testislerde ağrı ve hassasiyet

• Kısırlık
• Uzun dönemde testislerde küçülme
Gibi bulgulara sebep olabilmektedir.

 

Şeklinde özetlememiz de mümkündür.

Tanıda Renkli Doppler Ultrasonografi

Varikoselin tanısında, fizik muayenede şüphelenilmesi halinde renkli Doppler ultrasonografi incelemesi çok önemlidir. Bu incelemede hem testis boyutları ölçülür, hem testis içinde yerleşmiş olabilen tümörler saptanabilir, hem de varikoselin derecesi hakkında bilgi sahibi olunabilir. Aynı zamanda çeşitli manevralar ile karın içi basınç arttığında reflü dediğimiz kanın testise doğru geri dönüşü de görüntülenebilir.

Varikoselde Tedavi Seçenekleri Nelerdir ve Uygulanan Tedavinin Mantığı

1. Cerrahi Tedavi

Uzun yıllardır bilinen ve kullanılan tedavi yöntemidir. Ameliyatla skrotal kese içerisindeki testiküler ven bulunur ve bağlanır. Burada amaç varikosele neden olan damarı bağlayarak oraya kan birikmesini engellemektir. Ancak buradaki tedavi direkt olarak kan kaçışını önlemeye yönelik değildir. O nedenle kaçış hala devam ettiğinden bazen varikoselin tekrarlama ihtimali vardır.

2. Endovasküler Tedavi

Daha yeni bir tedavi yöntemidir ve Girişimsel Radyologlar tarafından uygulanır. Ameliyat değildir. Anjiyografik yöntemler kullanılarak yapılan bir girişimdir. Hasta tamamen uyanıktır. Herhangi bir kesi işlemi olmaz. Kasıktan ya da boyundan anjiyografik yöntemlerle girilerek testisin toplardamarı olan testiküler vene girilir. Toplardamarın içi “Koil” adı verilen yumuşak sarmallarla tıkanır. Tıkama işlemi gerçekleştirildikten sonra girişimsel radyolog ayrıca çeşitli ilaçlarla damarın tam kapanmasını sağlar. Günübirlik gerçekleşen bu işlemde hasta aynı gün taburcu olur ve ertesi gün işine dönebilir.

Prostat kanseri ile ilgili bir kaç şehir efsanesi yada hurafeler !

k679696996Sadece Türkiye’de değil dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri erken teşhis edildiğinde tedavide büyük avantaj sağlanıyor. Ancak bazen halk arasında doğru olarak kabul edilen birçok yanlış kanı, hastalığın teşhisinde geç kalmaya neden oluyor.  Bu nedenle mutlaka özellikle 50 yaşından sonra belli aralıklarla prostat muayenesi olmak gerekiyor.İşte sizler için derlediğimiz prostat kanseri ile ilgili bir kaç şehir efsanesi yada hurafesi…

1-Prostat kanseri sadece yaşlı erkeklerin hastalığıdır.

YANLIŞ. Prostat kanseri çoğunlukla yaşlı erkekler de görülse de hastaların önemli bir kısmı 50 ve daha genç yaşta olan erkekler. Bu yanlış bilgi, bazen erken teşhiste dolayısıyla da tedavide gecikmeye neden oluyor.

2-Benim hiç idrar şikayetim yok, o nedenle kontrole ihtiyacım yok.

YANLIŞ.Prostat kanseri, erken dönemde hiç şikayet vermiyor. Ayrıca kanserler içerisinde de en az şikayete neden olan kanser türlerinden biridir. Öyle ki prostat kanserinde şikayetler başladıysa hastalık ileri evrededir.

3-Prostat kanseri ailemizde yok, bu nedenle endişelenmeme ve kontrole gitmeme gerek yok.

YANLIŞ. Prostat kanserlerinin önemli bir kısmı ailevi ya da ırksal özellikteki prostat kanseri değildir. Evet ailede varsa risk artıyor, ama halen erkekte 50 yaş üzeri görülen en sık görülen kanserdir.

4-Prostat kanseri için sadece PSA testi yaptırsam yeterli olur, test normalse kanser değilim!

YANLIŞ. Bu düşünce belki de en büyük yanlışlardan biri. Bazı saldırgan prostat kanserleri kanda PSA seviyelerini arttırmıyor. Sadece PSA ile yapılan kontrollerde prostat kanserlerinin dörtte biri atlanabiliyor. Prostatın büyümesi ya da iltihaplı hastalıkları gibi kanser dışı durumlarda da PSA yükselebiliyor. PSA’nın yüksek olması her zaman kanseri göstermediği gibi, düşük olması da yüzde 100 kanser olmadığını göstermiyor.Bu nedenle muayene yapılması bazı prostat kanserlerinin tanısının konulabilmesinde tek yöntemdir!

5-Prostat kanseri yavaş ilerler ve öldürmez!

YANLIŞ. Bazı prostat kanserlerinde diğer bazı kanser türlerinde olduğu gibi yavaş bir ilerleyiş olduğu doğrudur. Ancak bir kısmınında çok saldırgan karakterde ve hızlı ilerlediği unutulmamalı! Bunu belirleyen özellikler ancak uzman ürolog görüşü ile belirlenebiliyor.

6-Prostat kanseri eşime ya da çevremdekilere bulaşabilir.

YANLIŞ. Prostat kanseri bir enfeksiyon hastalığı gibi bulaşıcı bir hastalık kesinlikle değildir. Cinsel ilişki ile de bulaşması mümkün değildir.

7-Prostat ameliyatı sonra erkekliğim biter. İktidarsızlık ve idrar kaçırma kaçınılmaz bir sondur!

YANLIŞ.Belki de en yaygın ve kişilerin kontrole gitmesine engel olan yanlışlardan biri!. Prostatın iyi huylu büyümesinde yapılan cerrahi tedaviler ya da kanser ameliyatları ileri teknoloji yöntemlerle uygulanıyor. Bu nedenle uygulanan yöntemlerin yan etki ihtimali oldukça az.

8- Doğru beslenme ve vitamin-mineral takviyeleri kullanarak kanserden tamamen korunabilirim.

YANLIŞ. Beslenme ve yaşam tarzının genel anlamda kanser oluşum süreçlerinde olumlu etkilere sahip olduğu bilinse de, bu bilgi belli yaşlardan sonra yapılması gereken kontrollerin aksamasına neden olmamalı.

9- Prostat tedavisinde sadece cerrahi tedavi vardır.

YANLIŞ. Prostatın iyi huylu büyümesi ve kanserinde, cerrahi tedaviler dışında pek çok alternatif tedavi yaklaşımı bulunuyor. Yaşam kalitesini bozan idrar sorunlarında, sorunun derecesine göre üroloji uzmanı sayısız seçenek arasından size uygun olan bir tanesini mutlaka önerecektir. Prostat kanserinde kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve yaşam beklentisi göz önüne alınarak bazen “Bekleyerek izlem” ya da “Aktif izlem” gibi yaklaşımlar uygulanabiliyor. Ama bu seçeneklere karar verme Uzman Ürolog-Hasta arasında yapılan uzun bilgilendirilmiş onamlar ile olabiliyor.

10. Aşırı cinsel ilişki prostat sorunlarına ve kansere neden olur!

YANLIŞ. Bu bilgiler maalesef şehir efsanesi olmaktan ileri gidemeyen ve bilimsel değeri olmayan bilgiler. Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalarda prostat kanseri için bilinen en önemli riskler, genetik ailesel yatkınlık ve siyahi ırktan olmak. Birinci derece 1 erkek akrabasında prostat kanseri olması, kişinin prostat kanseri riskini 2-3 kat, 2 birinci derece akrabasında olması 4-6 kat arttırıyor.

Kış hastalıklarına ne kadar hazırsınız !

hrhryryrtyHasta Eden Soğuk Hava Değil !

Soğukta salgın haline dönüşen hastalıklar bilinenin aksine soğuktan değil; soğuk havalarda insanların çok daha kapalı; okul, kreş, yurt gibi sıcak ortamlarda toplu olarak bulunmasından kaynaklanır. Bu hastalıklar odaların yeterince havalandırılmaması ve daha yakın temasta bulunulması sonucu ortaya çıkar ve yayılırlar. Bulaşan kişinin bağışıklık sistemi zayıfsa ve hazırlıksız yakalandıysa hastalık ortaya çıkar. Yoksa her bulaşan kişide при hastalık görülmez. Korunmak İçin… Solunum yolunda enfeksiyona neden olan virüs ve bakteriler genelde hava ve temas yolu ile bulaşırlar. Bunun için tedavi olmadan önce korunma çok önemlidir. Grip ve uygun vakalarda zatürre aşısı yaptırmalı, bağışıklık sistemini güçlendirici vitamin ve gıda takviyesi almalı, bol sıvı tüketmeli, dengeli beslenmeli ve dinlenmelisiniz. Ancak tüm bunlara rağmen hastalıklara yakalanırsanız en kısa zamanda tedavi yolunu seçmeniz hastalıktan bir an on önce kurtulmanız için en doğru seçenektir.

Eyvah! Hasta Oldum! cheap nba jerseys Şimdi Ne Yapacağım?

• Diğer insanlarla solunum ve özellikle el temasından kaçının.

• Öksürme/aksırma sırasında ağız ve burnunuzu, elinizin dışı veya kağıt reconstruction mendille kapatın.

• Odanızı sık sık havalandırın.

cheap jerseys Ellerinizi sık sık sabunlayın ve bol su ile yıkayın.

• Hasta bir başkasıysa onunla aynı ortam ve odayı paylaşmayın.

• Hastayla kesinlikle aynı odada yatmayın. Aşı Yaptırın! Ama Öncesinde Bunları da Bilin!

• Grip aşıları yumurta proteininden elde edildiği için yumurta alerjiniz varsa yaptırmayın.

• Aşıların genelde %40-60 oranında koruyuculuğu olduğunu; grip aşısı olduğunuzda kesinlikle grip geçirmeyeceğinizin garantisi olmadığını unutmayın.

• Aşılara bağlı %5-15 oranında grip benzeri yan etki görülebileceğini göz ardı etmeyin.

• Ateşli iken veya aktif enfeksiyon varlığında kesinlikle aşı olmayın.

• Virüsler her yıl tür değiştirdiği için bir önceki yılın grip aşısı sonraki yılda etkili olmayabilir. Bu nedenle her yıl mevsiminde çıkan, yeni aşıyı yaptırın.

• Grip aşıları sanılanın aksine nezleye karşı koruyucu değildir. Sadece influenza virüsüne (grip) karşı koruyucudur. Bu nedenle aşı olduğunuz halde nezle olduysanız aşıyı suçlamayın.

Ben Hasta Oldum Demek İçin !

Solunum yolu enfeksiyonlarında ateş, öksürük ve ağrı, en sık görülen belirtilerdir. Hapşırma, burun tıkanıklığı, göz, burun ve geniz akıntısı, baş, boğaz ve kulak ağrısı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, öksürük, balgam çıkarma, hırıltılı soluma ve nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı başlıca lokalize belirtilerdir. Bunun yanında halsizlik, iştahsızlık, tüm vücutta kırgınlık, ateş, eklemlerde ve tüm bedende ağrı, göğüs ve sırt ağrısı, bulantı ve kusma gibi sistemik cheap nfl jerseys bulgu ve şikâyetleriniz de varsa vakit geçirmeden hemen doktorunuza başvurun.

Nasıl Tedavi Olacağım ?

Kış enfeksiyonlarında asıl amaç; hastalığı en kısa sürede atlatmanızı sağlamak ve vücut direncini yükseltmektir. Halk arasında bu tip hastalıklarda bilinçsizce antibiyotik alınması alışkanlığı ne yazık ki hala devam ediyor. Komşunun ilacı size cheap mlb jerseys iyi gelmeyebilir. Bunu unutmayın. Viral enfeksiyonlarda antibiyotik alınırsa vücudun normal florası bozulacağından ardından fırsatçı enfeksiyonlar sizi daha sık ziyaret edebilir. Yani kendi kendinizi hasta edebilirsiniz. Thema-uurtje Genel kural olarak viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon eklenirse; muayene, tetkik ve bulgulara göre wholesale jerseys antibiyotik tedavisine başlarız. Tedavide genel yöntem bol miktarda sıvı almak, burnu yıkamak, burun açıcı damla kullanmak ve kesinlikle doktor kontrolünde nezle ilacı almaktır.